Kurumsal yönetim, şirketlerin kendi sorumluluklarının farkında, işletmenin devamlılığını sağlayacak, ortakların elde ettiği değerlere karşı işletmenin değerini arttırabilecek ve bunu yaparken de ilişkide olduğu kurum ve kişilerle olan ilişkilerini, etik değerlere uygun prensipler çerçevesinde yürütebilecek bir kavramdır.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ‘nin yılında hazırladığı raporda kurumsal yönetim şu şekilde tanımlanmaktadır:

Şirketlerin yönlendirildiği ve kontrol edildiği sistemdir ve esasen şirketin yönetimi, yönetim kurulu, hissedarları ve diğer çıkar grupları arasındaki ilişkiler dizisini içerir (OECD). Bir başka tanıma göre ise kurumsal yönetim, anonim ortaklıkların idaresinde ve faaliyetlerinde kar elde etme ve pay sahiplerine dağıtma ana unsuru ve amacını taşıyan geleneksel yapıların yanında, hissedarlar dahil tüm menfaat sahiplerinin haklarının korunmasını ve bu çerçevede, söz konusu menfaat sahipleri arasındaki ilişkilerin kurallarının düzenlenmesini hedefleyen bir anlayıştır.

KURUMSAL YÖNETİM İLKELERİ (CORPORATE GOVERNANCE PRINCIPLES)

Genel olarak,  kurumsal yönetim ile amaçlanan, ilgili tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi ve yatırımcı güveninin sağlanmasıdır. Bununla birlikte, kurumsal yönetim, şirketlerin şeffaflık, hesap verebilirlik, adillik ve sorumluluk ilkeleri etrafında yeniden yapılanmalarını gerektiren ve en genel anlamıyla, kurumları yönlendirme ve icraatın performansını irdeleme sistemi olarak tanımlayabileceğimiz bir sistemdir.

Dünya üzerinde genel kabul gören uluslararası kurumsal yönetim yaklaşımlarında, eşitlik, şeffaflık, hesap verilebilirlik, ve sorumluluk kavramları olmazsa olmaz kavramlar olarak karşımıza çıkmaktadır (SPK). Esas olarak bütün bu yaklaşımların temelinde yatırımların akıllıca ve verimli bir şekilde kullanılması ve şirketlere güvenen hissedarların çıkarlarının gözetilmesi unsuru bulunmaktadır ve etkili bir kurumsal yönetimin oluşturulabilmesi için ilkelerin tam anlamıyla bilinmesi ve yerine getirilmesi gereklidir. Bu ilkeleri şu şekilde açıklayabiliriz:

  • Şeffaflık İlkesi: Kredilerin yatırımcılarca kullanımı, kredi kullananların kredibilitesi, hükümetlerin kamu hizmetlerini sunumu (eğitim, sağlık, para, maliye politikaları) ve uluslar arası kuruluşların faaliyetleri hakkında doğru, zamanlı ve güvenilir, ekonomik, sosyal ve politik bilginin akışının sağlanmasıdır.
  • Hesap Verebilirlik İlkesi: Yönetim işlevinin ve sorumluluklarının açıklanması, hissedar ve yöneticilerin taleplerinin sıraya koyulmasının güvence altına alınması ve nesnel kararlar alındığının yönetim kurulları tarafından izlenmesidir. Hesap verebilirlik, alınan kararların doğruluğunu kanıtlama ve sorumluluğunu kabullenme gerekliliğine işaret etmektedir. Hesap verebilirlik ilkesi şeffaflık ilkesi ile yakından ilgilidir.
  • Sorumluluk İlkesi: Doğruları teşvik eden ve yanlışları cezalandıran bir kontrol yöntemidir. Yöntemin temel sorumluluğu, kuruma doğru hedefler koymak ve bunları uygulamaktır. Sorumluluk ilkesinin amacı, şirket faaliyetlerinin, kanunlara ve toplumsal değerleri yansıtan düzenlemelere uygunluğunu güvence altına almaktır.
  • Adil Yönetim İlkesi: Kurumun geleceği ile ilgili olarak tüm tarafların fikirlerini dengeli olarak değerlendirmektir. Bu ilke, şirket yönetiminin aldığı kararlarda yalnızca mülkiyet hakkı bulunan hissedarları değil, aynı zamanda şirketin uzun dönemde karlılığını ve varlığını sürdürmesine yardımcı olacak tüm tarafları dikkate alması anlamına gelmektedir.

Dünyadaki uygulamalara ve düzenlemelere paralel olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından diğer uluslararası ilkelerle uyumlu “Kurumsal Yönetim İlkeleri”, Temmuz 2003 yılında oluşturularak (2011 yılında revize edilerek resmi gazetede yayınlanmış), uygulamaya konulmuştur. İlkelerin hazırlanması aşamasında, başta “OECD Kurumsal Yönetim İlkeleri” olmak üzere, birçok ülkenin konu ile ilgili düzenlemeleri incelenerek, Dünya’da benimsenmiş ve tavsiye edilen genel esaslar ile, ülkemizin kendine özgü koşulları dikkate alınmıştır.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından oluşturulan kurumsal yönetim ilkeleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Pay sahiplerinin hakları ve eşit işleme tabi olmaları konusundaki prensipler,
  • Kamunun aydınlatılması ve şeffaflık kavramları ile ilgili prensipler,
  • Menfaat sahipleri ile ilgili prensipler,
  • Yönetim Kuruluna ilişkin prensipler.

İlker Karademir, PhD.c

Lisans eğitimimi 2005 yılında Kocaeli Üniversitesi, Metalurji & Malzeme Mühendisliği 'nde tamamladıktan sonra, iş hayatına Kalite Sistemleri Denetçisi olarak başladım. Daha sonra Otomotiv, İnşaat, Mobilya, Demir-Çelik gibi farklı sektörlerde önde gelen yerli ve yabancı şirketlerde Kalite Müdürü olarak çalıştım. Aynı zamanda 2010 yılında Maltepe Üniversitesi ,Yönetim-Organizasyon alanında yüksek lisansımı tamamladım. Halen global bir şirkette Sürekli Gelişim Müdürü olarak çalışmakta ve İşletme Yönetimi alanında Doktora eğitimimi sürdürmekteyim.

0 yorum

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir